Bu blogda yazılmaya değer pek çok şey oluyor aslında.
Aklımda yazılmayı hakeden SLUMDOG MILLIONAIRE filmi var mesela. Ancak İsrail'in yaptığı soykırım nedeniyle içim almıyor başka şeyler konuşmayı. Tam da bu zamana denk gelen Eurovision yarışması var değil mi? Hadise'ye gıcık filan değilim hatta şarkısını da beğendim.
Ancak,
BİZ NEDEN PENALTI NOKTASINDA TOPUN BAŞINA BİR TÜRLÜ GEÇMEYİZ ?
Bizi yönetenler yalaka olabilir. Olabilir kelimesi sadece lafın gelişi, hani sadece olasılık taşısın bari der gibi. Bizi yönetenler kesinlikle YALAKA. Bu millete de benimsetmek istedikleri davranış tarzı bu. Hiç lafı eveleyip gevelemeye gerek yok.
Şu Eurovision'da bari farklı yaklaşsaydık olaya.
Şarkı adı benden olsun. Yine ingilizce olsaydı şarkımız.
Adı da,
"They need a Schindler" olsaydı mesela.
Sitem etseydi bu şarkı.
Yarışmaya, dinleyene, dinlemeyene, gülene, ağlayana, Spielberge, dünyaya.
Neden sesiniz çıkmıyor deseydi mesela. Neden sustunuz deseydi.
Biz hadi yalakayız, iplerimiz salınmadan bahçe dışına çıkamayızda ey jüri aranızda hiç mi özgür, vicdan sahibi ülke yok deseydi.
Arkadaki barkovizyonda sadece katledilen çocuklar gösterilseydi.
Ne olurdu yani?
Kazanamazdık değil mi?
Çok mu önemli?
Daha kundakta iken katledilmiş bebeğini avuçları içinde sıkıca tutup arka arkaya öpen babanın üzüntüsünden önemli mi yani?
"Bakkal değil, Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetiyormuş" ya muhterem.
İnsanlıktan alamadığın nasibin kime yar oldu bilinmez.
Ancak bil ki Filistin de, SALI PAZARI DEĞİL CAN PAZARI.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder