
"Korku, bu hükümetin esas aracı haline geldi."
V.


Eskide kalmak, demode olmak kulağa tırmalyıcı gelse de nerden aklıma geldiğini şu anda bilemediğim bir şarkı bu.
Şu anda böyle şarkılar yapılamadığından ben demodeyim.
Kadro sağlam.
Margaret Thatcher dönemi İngilteresi, Falkland Savaşı.
Bu savaşta babasını kaybetmiş, çevresindeki gençler tarafından dışlanan Shaun'un hikayesi.
Filmlerdeki küçük oyuncular görevlerini başarıyla yerine getirdiklerinde filmi tek başlarına alıp götürebiliyorlar bunu biliyoruz.
Thomas Turgoose bu işi fazlasıyla yapmış.
İzlenesi bir film.
"You can act like a man"
"I'm gonna make him an offer he can't refuse"
R.I.P. Marlon Brando

22 Şubat'ta yapılacak Hugh Jackman'ın sunacağı Oscar töreninde harcanması muhtemel bir film.
Sebebi iki kelime. David FINCHER.
Daha önce sayısız defalar harcandı ya kendisi. Hele bir tanesi inanılmazdı.
Nasıl bir jüridir ki bu FIGHT CLUB gibi bir başyapıt dururken AMERICAN BEAUTY'i oscara layık gördü.
Düpedüz haksızlıktı.
Devran bu sene döner bence.
Jürinin tavrı belli. Eleştri yapma film yap diyor. Sistem eleştirisi yapan hangi film ödül aldı ki sen alasın diyor.
Konumuz Slumdog Millionaire. Hindistan hikayesi. Varoşlardan çıkan bir gencin Kenan Işık abimizden çok daha aşağılayıcı bir sunucu karşısında çakma Kim 500 Milyar ister yarışmasının orjinali olan Who wants to be a millionaire? yarışmasında geçirdiği aşamaları şaşkınlıkla izliyoruz. Notlarımın arasında esas kızımız Latika'nın sözü var. Şöyle diyor TV de yarışmayı izlerken:
- "İnsanlar bu yarışmaları neden bu kadar çok izliyor. Çünkü şimdiki hayatından farklı bir hayat sunuyor. Bir kaçış..."
Bunun üstüne siz ne dersiniz bilmiyorum ama,
AÇ DERSEN AÇARIM.